Çevresel bilinirlik ihtiyacı – Yerli twitter’a gerek var mı?

11 Eylül 2008 – 23:30

Cem Sertoğlu, “Online Reflections of Real Life” başlıklı yazısında, Türkiye’de Facebook, twitter gibi “çevresel bilinirlik / ambient awareness” araçlarının dünyada kullanıldığı gibi kullanılmadığını söylüyor. Cem’in düşüncesine göre Facebook’u kişisel ifade aracı olarak kullanan Türk kullanıcılarının oranı %10’un altında, ve aynı oranın Amerika ya da İngiltere’de çok daha yüksek olduğunu düşündüğünü de belirtiyor. Bu varsayımdan yola çıkarak, ve Türk insanının da herkes gibi çevresel bilinirlik ihtiyacının olduğunu öngörerek, bu ihtiyacı karşılayacak ve yerel özellikleri de içeren aracın çok başarılı olacağını düşünüyor.

Twitter ve FriendFeed’in başarısını görünce Cem’in bu öngörüsünün heyecan verici olduğunu söylemem gerek. Ek olarak, Facebook feedlerinde gördüğüm kadarıyla yurtdışında yaşayan arkadaşlarım kendilerini ifade etmek için platformu Türkiye’dekilerden çok daha yoğun olarak kullanıyorlar; bu da benim için Cem’in tahmininin çok yanlış olamayacağının göstergesi.

Diğer taraftan:

1- Cem “mobil operatörlerden kaynaklı engeller nedeniyle” twitter’ın (ve sanırım devamında FriendFeed’in) Türkiye’de başarılı olmadığını belirtmiş. Bu durumda eğer bu engel ortadan kalkarsa twitter başarılı olacak demektir. Buna katılmıyorum: twitter’ın başarısızlığının nedeninin sosyal yapı olduğunu düşünüyorum. Twitter blog‘da belirtildiğine göre Twitter’ın ABD’den sonra en çok kullanıldığı ülke Japonya, ve Avrupa ülkeleri epey arkadan geliyorlar. Gerçekten de bu kadar yoğun kişisel ifade, bence bizim yapımıza uymuyor…

2- Facebook’un Türkiye’deki başarısına rağmen kişisel ifade konusunda başka ülkelere göre az kullanılmasının da yine sosyal özelliklerden kaynaklandığında hemfikiriz. Ama daha doğru / yerel bir yaklaşım uygulayacak bir platformun Facebook’un yapamadığını yapacağına pek ihtimal vermiyorum. Bizim ifade ihtiyacımızın daha az olduğunu söylemiyorum, ama kendimizi ifade etmeyi baskılayan şeyler epey güçlü, ve ancak bu baskıların yıkılmasının kişisel ifadede başarıyı getireceğini, bir platformun da bu gibi baskıları önleyemeyeceğini düşünüyorum.

Tabi böyle bir platform çıkar da beni şaşırtırsa ancak sevinebilirim.

Bu arada Cem’in yazısında değindiği, bu hafta NYT’da yer alan “I’m So Totally, Digitally Close to You” isimli makale gerçekten bu konuda çok güzel hazırlanmış bir yazı; mutlaka okumanızı öneririm.

  1. “Çevresel bilinirlik ihtiyacı – Yerli twitter’a gerek var mı?” için 3 Yorum

  2. Bence Twitter’ın Türkiye’de kullanılmayışının nedeni henüz İnternet Kültürüne sahip olamamızdır. Sonuçta bunu kullanan bir çok kişi var, bu kişilerin işlerinin internete yakınlığı nedeni ile sık kullandığını düşünmekte ayrı bir hata olur gibime geliyor :)

    Yucel Eroglu tarafından 12 Eyl 2008 tarihinde

  3. Türkiye’de twitter’ın tutmaması hakkında birçok fikir beyan edilebilir. Türk pazarına özgü değil, chat olarak algılamak, yeterli tanıtımın olmaması vs. gibi birçok örnek verilebilir. Burada asıl önemli olan, twitter modeli sitelerin neden tutmadığı değil; Türk pazarının bu modelleri ”neden kabul etmediği, sindiremediği”dir. Yurtdışında tuttu diye Türkiye’de de tutacak diye bir şey yok. Bu, düşülen en büyük yanlışlardan biridir. Önemli olan başarılı olmuş bir projeyi Türkiye’de yapmak değil; onu pazarın niteliklerine göre ”uyarlamak”tır. Çok güzel değinmişsiniz konuya Çağlar Bey, Cem Bey’in de eline sağlık çok faydalı bilgiler vermiş.

    Taci Yalçın tarafından 12 Eyl 2008 tarihinde

  4. bence bu gibi sosyal siteler ilk önce Türkçe olmayı bilmeli tutup tutmaması sonraki mesele çünkü facebook önceleri sadece orta düzeyde ingilizce bilenlerin kullandığı bi siteydi türkçe olduktan sonra bütün türkiye en az 4-5 milyon internet kullanıcısı facebook üyesi oldu.

    hunkar tarafından 19 Kas 2009 tarihinde

Yorum yaz