Ücretli servis mi, reklam mı?

7 Ekim 2008 – 23:51

cember.net’ten beri ücretli servislerin Türkiye ve hatta Avrupa için doğru bir model olduğuna inanırım. Türkiye Amerika değil, burada para kazanmak çok daha zor. Reklam pastası küçük, ve bir kaç büyük site, pastanın çok ciddi bir kısmını alıyor. O yüzden gelir elde etmenin reklam dışı yollarını düşünmek gerekiyor. Avrupa’da ise alınan servise ödeme yapmak doğal karşılandığı için ciddi gelir şansı oluyor: XING işte bu mentalite sayesinde o yüksek ciro rakamlarına ulaştı.

Yalnız bugünlerde bu konuda net bir fikre sahip olmak biraz zorlaştı. Facebook sonrası insanlar zaten pek istekli olmadıkları “hizmete para ödemek”ten iyice soğudular. Ekonominin durumu ise benim zaten çok inanmadığım reklam konusunda girişimcileri sıkıntıya soktu / sokacak. Bunun sonucunda bugünlerde girişimcilerle bu iki bakış açısını sıkça tartışıyoruz:

  • Görüş 1: ücretli üyelik olmamalı, gelecek reklam gelirinde
  • Görüş 2: hayır, reklam daha da zorlaşıyor, ekonomi zaten iyice daralacak, bundan sonra reklam dışı gelirler, ücretli üyelik çok daha önem kazanacak

Fred Wilson’un aynı konuyu tartıştığını okuduğumda, Amerika’da da benzer sorunların yaşandığını anladım. Ben tartışmalarımın sonucunda (ve bugün Dow’un yine %5 oranında düşmüş olduğunu da gözönüne alarak) Wilson’un yazısında belirttiği, net bir business case’i olan girişimlere destek olacak olan yatırımcıların doğru bir şey yaptığına karar verdim. Önceliği yalnızca kitlelere ulaşmaya çalışmaya veren, gelir elde etmenin daha sonra “bir şekilde” (ki bu reklam oluyor büyük olasılıkla) halledileceğini varsayarak ilerlemek isteyen girişimlerin, önümüzdeki bir iki yıl başarı şansının çok daha az olduğunu düşünüyorum.

Açık bir gelir modeline sahip servisler ise eskiye oranla daha zor bir yolda olsalar da, bu zorlu süreci aşmakta daha büyük şansa sahipler.

  1. “Ücretli servis mi, reklam mı?” için 8 Yorum

  2. http://www.webrazzi.com/2008/10/08/kriz-devlerin-daha-bilimsel-dusunmesini-ve-harekete-gecmesini-sagladi/ Bugün ilgili bir yazı yazdım. Odaklı kullanıcıya sunulan, başarılı bir model üstüne kurgulanmış reklam modelleri web’in geleceği. (IMO:)

    Erhan tarafından 8 Eki 2008 tarihinde

  3. 2009 yılı reklam sektörü için önemli bir yıl olacak. Görüştüğüm ajanslar ve bazı reklam verenler onaylı mevcut planlarını aynen devam ettirmekle beraber 2009 bütçelerinin ise çok değişeceğini belirtiyorlar. 2009 da yaşayacaklarımızın daha kısa süreliğinii kapatma davası sürecinde yaşadık. Bir planın başlaması 6-7 ay sürdü. Yeni köklerini salmaya başlayan bir projenin başında oldukça üzülmüştük.

    Ben internette reklam hedefli girişimlerin iyi para kazanabileceklerine sana göre iyimser bakıyorum. Sanırım deneyimlerimin reklamdan yana olması ve ücretli hizmetler konusunda pekde bilgi sahibi olmamamdan kaynaklanıyor bu durum.

    2009’un reklam hedefli yeni projeler için kötü bir yıl olacağını ve mevcut girişimlerin ancak ayakta kalabileceğini düşünüyorum. Eğer ki dayanacak finansal güc yoksa hiç başlanmamalı.

    Yinede kendiniz için doğru işi yaptığınıza inanıyorsanız, insanlara hızla ulaşabilecek, katma değer yaratabilecek bir fikriniz varsa ve yılmadan çalışabiliyorsanız, Çağların bu blogdaki aşağıdaki yazılarını okuyarak işe başlayabilirsiniz:
    – Girişimciler için öncelikli sorular
    – Kawasaki’den 5 girişimcilik dersi

    Engin tarafından 9 Eki 2008 tarihinde

  4. Bence burada yapılması gereken karma bir model belirlemek. Web 2.0 olayında artık kimse bilgiye ve hizmete para ödemek istemiyor. Ücretli üyelik git gide zorlaşıyor. cember.net’ te olduğu gibi ciddi bir portföy sahibi olursanız bilgi satabiliyorsunuz. İlk hedef özgün içerik/hizmet sunmak olmalı. Daha sonra da bu içeriğe ilgi duyan seçkinci bir kitle oluşturulmalı. Doğrudan bu kitleyi hedefleyen reklamlar iyi bir gelir kaynağı olabilir. Bunların yanında profesyoneller için bu kitlenin ortalamaları, eğilimleri, demoğrafik bilgileri ücretli sunulabilir. Her iki alternatifin güçlü yanlarını kullanan karma bir gelir modeli oluşturulabilir diye düşünüyorum.

    Erdem ÖZKAN tarafından 9 Eki 2008 tarihinde

  5. http://www.slideshare.net/Startonomics/revenue-the-internet-wants-to-be-free-but-you-need-to-get-paid-presentation?type=powerpoint Revenue: The Internet Wants to Be Free, but You Need to Get Paid (Andrew Chen, Startonomics SF 2008) tavsiye ederim

    Erhan tarafından 9 Eki 2008 tarihinde

  6. Bugün Dow yine %7,5 düştü. Kriz ciddi şekilde derinleşiyor, ve bu tüm dünya ekonomisini vuracak. Türkiye’yi de kesinlikle ciddi olarak etkileyecek. Ben iki üç yıllık süreçte reklam konusunun Türkiye’deki siteler için çok zor bir hale geleceğini düşünüyorum.

    Erhan, senin örneklerin büyüklerin kendilerini hazırlama çabası; ama küçükler için bunlar çok yapılabilir değil sanırım.

    Engin, eğer yeterli finansman yoksa hiç başlanmamalı diyorsun, ve bence haklısın. Para kazanmak 2009da çok zor olacak.

    Erdem, bence seneye nasıl olursa olsun reklamlara güvenmemekte fayda var.. umarım yanılırım.

    Çağlar Erol tarafından 9 Eki 2008 tarihinde

  7. Merhaba bu siteyi bugün keşfettim, Çağlar beyi ise uzun zamandır yaptığı işlerden takip ediyordum.
    Ben reklamcılık mezunuyum ve Antalya’da internet reklamcılığı ve yazılım üzerine çalışan bir ajansım var.
    Web sitelerinin gelir modelleriyle ilgili kendi deneyimim ve bilgilerime dayanarak bir kaç şey söylemek istiyorum.

    Ücretli gelir modeli : Bence kullanıcıya diğer sitelerde bulamayacakları faydaları sağlayan yada en azından diğerlerinden çok daha kaliteli bir şekilde bu hizmeti sunan siteler için en iyi model. Bunun yürümesi için kullanıcıya yüksek bir fayda sağlamak çok önemli, site kullanıcısına ne veriyor? sorusuna çok iyi cevap verebilmek lazım ancak o şekilde ücretli bir modelde başarılı olunabileceğini düşünüyorum.

    Reklam gelirine dayanan model : Aslında bunu genel ve local reklam pastası diye ayırmak gerekiyor, artık local firma veya işletmelerde şehirlerindeki hedef kitlelerine ulaşabilmek için interneti kullanıyorlar.

    Genel reklam pastasını kapan çok büyük birkaç site var zaten. Reklam fiyatlarınızda ve üyelerinizin özelliklerinde belirli bir fark olmadığı sürece reklamveren bu sitelerle çalışmayı tercih edecektir.
    Burada en önemli konu farklılaşmak, sitenizin hedef kitlesi veya üyeleriniz belirli bir kesimse mesela A+ / A düzeyinde yada sadece fotoğrafla ilglenenler, sadece mühendisler ..vs gibi. O zaman reklamverenin hedef kitlesiyle örtüştüğünüz sürece büyük sitelerle rekabet edilerek reklam pastasından pay alınabilirsiniz, reklamveren istediği hedef kitlesine ulaşabileceği kanalları arar.

    Benim Türk internet sektöründe gördüğüm eksikliklerden biri hep aynı hedef kitlesinin seçmiş olması: 18/29 yaş arası şehirli gençler.

    Doğru bir site ve doğru bir kullanıcı profiliyle siteler ülkede ne kadar krizde olsa reklam gelirleri sağlayabilirler diye düşünüyorum, sonuçta bütün işletmeler kapanmayacak, reklam vermeyi kesmeyecek, küçülebilir ama hala bir reklam sektörü olacak.

    Erkan Uslu tarafından 10 Eki 2008 tarihinde

  8. Bugün bilindik bir markanın online satış yapan sitelerle ilgilenen bölümünün yöneticisi ile tanıştım. Uzun ve faydalı bir sohbet sonucunda edindiğim izlenimi sizlerle paylaşmak istiyorum. 2009 yılı temizlik yılı olacak ayakta kalan online market sayısında bir hayli azalma yaşanacak. Ayrıca tuzu kuru bir girişimci için 2010 yılının ise bir çok fırsatla beraber geleceğini düşünüyorum.

    2009 yılını firmalar iş yapma kabiliyetlerini kaybetmeden tasarrufla geçirmeli sanırım.

    Herkes için olduğu gibi biz internet girişimcileri içinde kriz=fırsat olmalı diye düşünüyorum. 2009 da sermayeniz yoksa eğer bol bol okuyarak ve çalışarak geçirmelisiniz.

    Bugün ne kadar karanlık gözükürse gözüksün gelecek internetle gelecek :)

    Engin tarafından 11 Eki 2008 tarihinde

  1. 1 Trackback(s)

  2. Eki 18, 2008: düğümküme » Küresel Krizde Reklam Kazancına Alternatif Premium Gelir

Yorum yaz