<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çağlar Erol &#187; Ekonomi</title>
	<atom:link href="http://www.caglarerol.com/category/ekonomi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.caglarerol.com</link>
	<description>Türkiye'de web girişimcisi olmak</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Jul 2010 12:10:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Global marka olmak ve kendine güven sorunu</title>
		<link>http://www.caglarerol.com/2010/07/16/global-marka-olmak-ve-kendine-guven-sorunu/</link>
		<comments>http://www.caglarerol.com/2010/07/16/global-marka-olmak-ve-kendine-guven-sorunu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 12:10:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Caglar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[global marka]]></category>
		<category><![CDATA[piyasa]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[web girişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.caglarerol.com/?p=962</guid>
		<description><![CDATA[Az önce Facebook&#8217;ta Ömer Ekinci&#8216;nin sorularını ve arkadaşlarının yanıtlarını gördüm. Sorular şöyle: Türkiye&#8217;nin neden global markası yok? Türkiye&#8217;nin neden global başarı sağlamış bir web girişimi yok? Bu soruları daha önce de çok duydum; çoğu Türk zaman zaman bunu düşünüp üzülür, ve bu sorulara herkesin kendince yanıtı vardır. Beni asıl düşündüren, bu sorulara verilen yanıtların çoğunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Az önce Facebook&#8217;ta <a href="http://www.facebook.com/omerekinci">Ömer Ekinci</a>&#8216;nin sorularını ve arkadaşlarının yanıtlarını gördüm. Sorular şöyle:</p>
<ol>
<li>Türkiye&#8217;nin neden global markası yok?</li>
<li>Türkiye&#8217;nin neden global başarı sağlamış bir web girişimi yok?</li>
</ol>
<p><a href="http://www.caglarerol.com/wp-content/uploads/2010/07/dunya.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-963" title="dunya" src="http://www.caglarerol.com/wp-content/uploads/2010/07/dunya-200x300.jpg" alt="" width="140" height="210" /></a>Bu soruları daha önce de çok duydum; çoğu Türk zaman zaman bunu düşünüp üzülür, ve bu sorulara herkesin kendince yanıtı vardır. Beni asıl düşündüren, bu sorulara verilen yanıtların çoğunun ciddi bir <strong>kendine güvensizlik</strong> taşıyor olması. Yanıtların bazılarını kopyalıyorum:</p>
<blockquote><p>&#8220;Türkiye&#8217;de global düşünen pek fazla insan yok çogu kişi günü kurtarma amaçlı girişimlerde bulunuyor&#8221;</p>
<p>&#8220;Global markamız yok çünkü özgün olmayı tam öğrenemedik&#8221;</p>
<p>&#8220;Çünkü ne gerçek anlamda bir teknoloji veya katma değer geliştiriyoruz, ne de geliştirenlerle içli dışlı çalışıp feyz alıyoruz&#8221;</p></blockquote>
<p>Web girişimi üzerinden kendimce bu soruya yanıt vermeye çalışayım. Global bir web girişimi yapmak deyince asıl anladığımız aslında Amerika, belki biraz da Avrupa pazarında iş yapmak. Yoksa şu aşamada kimsenin Arap dünyasına, Rusya&#8217;ya, Çin&#8217;e baktığını sanmıyorum. Ülkemizde özellikle son dönemde sürekli yeni ve bence çok güzel web projeleri ortaya çıkıyor. Fikir yönünden tabi ki eksiğimiz var, eğitim sistemimiz mutlaka yaratıcılıkla ilgili yönlerimizi törpülemiş oluyor, buna ben de inanıyorum, ama yine de &#8220;günü kurtarma amaçlı&#8221;, &#8220;özgün olmayı öğrenememek&#8221; vb yorumlar, bir incelemenin sonucu değil, kendine duyulan ve bence &#8220;haksız&#8221; bir üzüntüyü ve hatta kızgınlığı gösteriyor.</p>
<p>Peki bu durumda asıl sorun nerede?</p>
<p>Asıl sorun, <strong>piyasanın derinliği</strong>yle ilgili. Yine her zamanki odak noktamıza, Amerika&#8217;ya bakacağız. Bu ülkede kimsenin &#8220;global&#8221;  olma amacıyla bir işe başladığını düşünmüyorum. Önemli olan Amerika pazarıdır, gerisi sonra gelir. Bakın, bizde aynı şeyi yaptığımızda<em> günü kurtarmaya çalışıyor</em> oluyoruz, halbuki orada da hedef aynı. Fark şu: bizim  pazarımız çok küçük, büyüme potansiyelimiz çok sınırlı. Bunun bir adım ötesindeki sorun, başlangıç noktasında yaşanıyor. Türkiye&#8217;nin ciddi bir sermaye eksiği var. Ülkemizdeki <strong>milyarder </strong>sayısı, Amerika, Almanya, İngiltere gibi ülkelerle <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_countries_by_the_number_of_US_dollar_billionaires">yarışacak seviyede</a> (ki bence utanılacak bir durum, ama bu ayrı bir konu). Fakat <strong>milyoner </strong>sayısına <a href="http://www.todayszaman.com/tz-web/detaylar.do?load=detay&amp;link=179008">baktığımızda</a>, onların onda, yirmide biri sayılar görüyoruz. Bizim ortalama gelirimiz, bu ülkelerin çok çok altında. Dolayısıyla harcamalar, birikimler de aynı şekilde çok küçük.</p>
<p>Her projenin büyümesi için bir para desteği lazım. Garajda kurulduğunu hikaye olarak sürekli okuduğumuz dev şirketlerin her birinin daha başlangıç aşamasında arkasında milyonlarca dolarlık yatırım var. Eğer fikir iyiyse, Amerika&#8217;da ya da Avrupa&#8217;da para bulmak o kadar zor değil. Bunun sonucunda, parayı bulduktan sonra harcamayı bilen yöneticiler de çok fazla. Yani iyi bir fikri büyütmeyi bilen bir <strong>know-how</strong>, sermayenin varlığıyla birlikte oluşmuş durumda. Piyasanın derinliği de, iyi projelerin kısa sürede para kazanmasını, para kazanmasa bile çok uzun süre ciddi yatırımlar alarak büyük tanıtım harcamalarıyla, büyük ekiplerle yaşamasını sağlıyor.</p>
<p>Yani soruya yanıtım şu: Türkiye&#8217;de projelerin büyümesinin önünde sermaye sorunu var, fakat yavaş yavaş hem yerli hem yabancı sermayenin Türk internet sektörünü keşfetmesiyle bir kaç yıl içinde çok daha büyük ölçekli işler çıkarıyor olacağız.</p>
<p>Ülkemizin çok daha temel sorunu, <strong>kendine güven sorunu</strong>nu aşmak için ise çok daha uzun bir süre gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.caglarerol.com/2010/07/16/global-marka-olmak-ve-kendine-guven-sorunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NuBridge&#8217;in ardından</title>
		<link>http://www.caglarerol.com/2010/01/22/nubridgein-ardindan/</link>
		<comments>http://www.caglarerol.com/2010/01/22/nubridgein-ardindan/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2010 14:36:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Caglar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[3ts]]></category>
		<category><![CDATA[accel]]></category>
		<category><![CDATA[doktorsitesi]]></category>
		<category><![CDATA[enuygun]]></category>
		<category><![CDATA[gelirortaklari]]></category>
		<category><![CDATA[holtzbrinck]]></category>
		<category><![CDATA[nokta]]></category>
		<category><![CDATA[nubridge]]></category>
		<category><![CDATA[nubridge venture summit]]></category>
		<category><![CDATA[tasit]]></category>
		<category><![CDATA[vc]]></category>
		<category><![CDATA[venture capital]]></category>
		<category><![CDATA[wellington partners]]></category>
		<category><![CDATA[yemeksepeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.caglarerol.com/?p=924</guid>
		<description><![CDATA[1,5 günlük etkinlik bugün öğlen sona erdi, ben de sıcağı sıcağına düşüncelerimi paylaşayım istedim. Öncelikle ve özetle, bence bu Türk internet sektörü için bir dönüm noktası. Gazetelerin de burada, burada ve burada yazdığı gibi, toplam 30 milyar dolarlık fon büyüklüğüne sahip VC&#8217;ler gelmişti. Wellington Partners&#8216;tan Index&#8216;e, Holtzbrinck&#8216;ten 3TS&#8216;e çok çok önemli yatırımcılar sektörün bir resmini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1,5 günlük etkinlik bugün öğlen sona erdi, ben de sıcağı sıcağına düşüncelerimi paylaşayım istedim.</p>
<p>Öncelikle ve özetle, bence bu Türk internet sektörü için bir dönüm noktası. Gazetelerin de <a href="http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/13550631.asp?gid=254">burada</a>, <a href="http://www.milliyet.com.tr/global-yatirim-fonlari-turkiye-de-internet-pesinde/ekonomi/haberdetay/22.01.2010/1189097/default.htm?ver=97">burada</a> ve <a href="http://www.aksam.com.tr/2010/01/22/haber/ekonomi/5024/2010_turk_internet_yatirimcilarin_yili_olacak_.html">burada</a> yazdığı gibi, toplam <strong>30 milyar dolarlık</strong> fon büyüklüğüne sahip VC&#8217;ler gelmişti. <strong>Wellington Partners</strong>&#8216;tan <strong>Index</strong>&#8216;e, <strong>Holtzbrinck</strong>&#8216;ten <strong>3TS</strong>&#8216;e çok çok önemli yatırımcılar sektörün bir resmini çektiler. <a href="http://eu.techcrunch.com/">TechCrunch Avrupa</a>&#8216;dan <strong>Mike Butcher</strong>, Avrupa&#8217;da bir çok ülkeye bu kişilerle görüşmek için uçtuğunu, hepsinin aynı yerde bir etkinlikte toplanmasının son derece nadir bir olay olduğunu söyledi.  Yalnızca bu bile etkinliğin önemini anlatmak için yeterli.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.caglarerol.com/wp-content/uploads/2010/01/nubridge_press_conf.jpg"><img class="size-medium wp-image-925 aligncenter" style="border: 0pt none; margin-top: 2px; margin-bottom: 2px;" title="nubridge_press_conf" src="http://www.caglarerol.com/wp-content/uploads/2010/01/nubridge_press_conf-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Etkinlikte özellikle ilk gün yapılan sunular, <strong>Hepsiburada</strong>, <strong>Yemeksepeti</strong>, <strong>Bilyoner</strong>, <strong>e-kolay</strong>, <strong>Magnet</strong>, <strong>Nokta</strong>, <strong>Mynet </strong>gibi büyük oyuncularının kendilerini ve sektörü tanıtımları oldu. Onların hedefi yatırımcı bulmak değil, VC&#8217;lere piyasayla ilgili temel bilgileri sağlamaktı. Bunu da son derece verimli bir şekilde yaptılar. Hepsi iyiydi ama ben özellikle <a href="http://www.yemeksepeti.com">Nevzat</a>&#8216;ın ve <a href="http://www.nokta.com">Tümay</a>&#8216;ın sunumlarının dinleyiciler açısından çok bilgilendirici olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Akşamki kokteyl sırasında bir çok yatırımcıyla birebir sohbet etme olanağı buldum. Hepsi Türkiye piyasasından etkilendiklerini söylediler (gerçi başka bir şey söylemelerini beklemiyordum), ama daha çok hoşuma giden şey, bazılarının yatırım yapmaya ciddi şekilde niyetli olduğunu görmek oldu. Kokteyl bizim kendi içimizdeki iletişim açısından da önemliydi. <a href="http://www.istanbul.net/magnet">Ersan</a>&#8216;ın (belki içkinin de etkisiyle :) ) dernek kurma heyecanını görmek keyifli oldu; gelecekteki bir internet yayıncıları derneğiyle ilgili ilk notu da böylece yazmış olayım.</p>
<p>Bugünkü sunumlar ise daha çok yatırım arayışına yönelikti. <strong>Golden Horn</strong>&#8216;un şu an için &#8220;0 milyar dolar&#8221; değerindeki projesi <a href="http://www.yogurtistan.com">Yoğurtistan</a>&#8216;ın ilk açık demosunu bu etkinlikte izleme fırsatı buldum. Bugün ben de <a href="http://www.enuygun.com">Enuygun.com</a>&#8216;u sundum, ve yatırım yapmış olduğum <a href="http://www.doktorsitesi.com">Doktorsitesi</a>, <a href="http://www.tasit.com">Tasit.com</a>, <a href="http://www.gelirortaklari.com/">Gelirortaklari</a> da yatırımcılara kendilerini anlatma fırsatı buldular.</p>
<p>Böyle bir etkinliğin ardından hemen yatırım kararları alınması tabi ki fazla iyimser bir beklenti olur. Bu, önemli yatırımcıların Türkiye&#8217;yi, bu piyasayı tanımaya başlamaları için bir ilk adım oldu; bir çok kartvizit değişildi, şimdiden LinkedIn ve XING&#8217;den eklemeler başladı, yani hızlı bir iletişim sürecine girildi.  <a href="http://www.nubridgeventures.com">Pamir</a>, böyle bir etkinliği bu kadar kısa sürede düzenleyerek bence çok önemli bir başarıya imza attı. Kendisinin ismini bundan sonra sektörde çok sık duyuyor olacağız. Ben kendi adıma bu etkinlik için Pamir&#8217;e bir de buradan teşekkür ediyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.caglarerol.com/2010/01/22/nubridgein-ardindan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefes tutma yarışı</title>
		<link>http://www.caglarerol.com/2009/07/09/nefes-tutma-yarisi/</link>
		<comments>http://www.caglarerol.com/2009/07/09/nefes-tutma-yarisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 11:16:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Caglar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Ağlar]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[anderson]]></category>
		<category><![CDATA[damping]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[free]]></category>
		<category><![CDATA[freeconomics]]></category>
		<category><![CDATA[freemium]]></category>
		<category><![CDATA[gladwell]]></category>
		<category><![CDATA[godin]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[kamikaze marketing]]></category>
		<category><![CDATA[microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[semeria]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[wilson]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.caglarerol.com/?p=856</guid>
		<description><![CDATA[İnternette değer sunan servislerin tamamen ücretsiz sunulmasından hiç hoşlanmıyorum. Ama benim hoşlanmıyor olmam bir şey değiştirmiyor: artık ücretsiz servis, genel bir kural. Gidiş zaten o yöndeydi, ve Facebook kuralın adını koydu. Facebook gibi bir devin sunduğu inanılmaz servisin tamamen ücretsiz olması, ücretli üyelikten gelir elde eden bir çok networking sitesini, ve aslında daha bir çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnternette değer sunan servislerin <em>tamamen</em> ücretsiz sunulmasından hiç hoşlanmıyorum. Ama benim hoşlanmıyor olmam bir şey değiştirmiyor: artık ücretsiz servis, genel bir kural. Gidiş zaten o yöndeydi, ve Facebook kuralın adını koydu. Facebook gibi bir devin sunduğu inanılmaz servisin tamamen ücretsiz olması, ücretli üyelikten gelir elde eden bir çok networking sitesini, ve aslında daha bir çok servis sistesini tam anlamıyla bitirdi.</p>
<p>Bu konuda  yeni bir tartışma, The Tipping Point&#8217;i başucu kitabı olan <strong>Malcolm Gladwell</strong>&#8216;in <strong>Chris Anderson</strong>&#8216;un yeni kitabı <a href="http://www.scribd.com/doc/17135767/FREE-full-book-by-Chris-Anderson">Free</a>&#8216;yle ilgili <a href="http://www.newyorker.com/arts/critics/books/2009/07/06/090706crbo_books_gladwell?currentPage=1">eleştirisiyle </a>başladı. <strong>Seth Godin</strong>, &#8220;<a href="http://sethgodin.typepad.com/seths_blog/2009/06/malcolm-is-wrong.html">Malcolm yanılıyor</a>&#8221; diyerek Anderson&#8217;u savundu. Bu tartışmaya başkaları da katılınca önemli bir zihin cimnastiği başlamış oldu.</p>
<p>Severek takip ettiğim <strong>Fred Wilson</strong>, bizim de cember.net&#8217;te kullandığımız &#8220;çoğunluğa ücretsiz, ekstra isteyenlere ücretli&#8221; olarak tanımlanacak <strong>Freemium</strong> kavramını savunuyor. &#8220;<a href="http://www.avc.com/a_vc/2009/07/freemium-and-freeconomics.html">Freemium and Freeconomics</a>&#8221; başlığı altındaki yazısında konuyla ilgili düşüncelerini yine Facebook örneğiyle açıklıyor. Wilson, Facebook&#8217;un Freeconomics adını verdiği modelin mükemmel bir örneği olduğunu, ücretsiz üyelik / hizmet etrafında reklama dayalı modelin kesinlikle başarılı olduğunu savunuyor.</p>
<p>Karşı tarafta yer alan <strong>David Semeria </strong>ise blogunda bu modelin hem kendisini, hem de etrafındakileri yokettiğini öne sürerek bu modele &#8220;<a href="http://lmframework.com/blog/2009/07/kamikaze-marketing/">Kamikaze Marketing</a>&#8221; adını vermiş. Doğru yaklaşım olsa da ben kendi kendini yoketme konusuna açıklayacağım nedenle katılmıyorum.</p>
<p>Freeconomics&#8217;çiler, marjinal maliyetlerin sıfıra yaklaşıyor olmasından yola çıkıyorlar. Ama bu kadar büyük miktarlar söz konusu olduğunda küçük marjinal maliyetler yine büyük maliyetler olarak ortaya çıkıyor. Bu nedenle, Wilson&#8217;un freeconomics dediği modelin aslında zaten varolan bir kavramın sempatikleştirilmiş hali olduğunu düşünüyorum: <strong>Damping</strong>.</p>
<p>Damping, bir ürün ya da hizmetin, çok küçük marjlarla, hatta maliyetinin altında bir fiyatla, hatta tamamen ücretsiz olarak tüketicinin hizmetine sunulmasıdır. Çoğunlukla &#8220;büyükler&#8221;, &#8220;küçükler&#8221;i piyasadan silmek için kullanırlar. Herkesin nefesini tutmak zorunda olduğu bir durumda, ilk önce zayıflar boğulur. İşte damping bunu yapmaya çalışır. Eğer anti-damping kuralları işlemezse, güçlü olanlar bir süre sonra zayıfları tamamen silerler, ve sonrasında karşılarına da kolay kolay rakip çıkmaz. İnternetin özgürlükçü ortamı görüntüsü altında, başka tüm sektörlerde uygulanan anti-damping kuralları &#8211; henüz &#8211; işlemiyor, ve freeconomics dediğimiz sistem, yalnızca güçlülerin hayatta kalacağı bir medya yaratıyor.</p>
<p>Facebook&#8217;un 2009 <em>reklam</em> gelirlerinin 475 milyon dolar olacağı öngörülüyor. Facebook, çok büyük bir kitleye ücretsiz servis sunarak, başka şekilde gelir yaratabiliyor. Diğer taraftan Amerika&#8217;daki, Türkiye&#8217;deki, dünyanın geri kalanındaki daha küçük siteler, bu geliri yaratamıyorlar. Bir süre sonra nefesleri yetmiyor, ve boğuluyorlar. Damping&#8217;in tipik sonucu. Facebook yalnızca social networking alanında değil, geliştirdiği daha bir çok özelliğiyle başka siteleri bitirdi, ya da can çekişir duruma getirdi. Google, arama motorlarına, mail servislerine, bunun ötesinde özelleşmiş yazılımlara aynı şeyi yaptı. Microsoft gibi bir dev bile şimdi nefes tutma yarışında çırpınıyor.</p>
<p>Özetle, Carrefour&#8217;un, Real&#8217;in bakkalları, küçük yerel marketleri bitirmesi gibi, freeconomics, yerel siteleri sürekli bitiriyor olacak. Globalleşme budur zaten. Bu yazıyı freeconomics&#8217;ten şikayet etmek için değil, yalnızca olayın adını net olarak koymaya katkıda bulunabilmek amacıyla yazdım. Sektör olarak bizim yapmamız gereken, oyunun ne olduğunu bilip, ona göre &#8220;büyük&#8221; yaratmaya odaklanmak, başkaları bizi boğmayı denemeden önce bizim nefesimizi güçlendirmemizi sağlamak.</p>
<p>Ancak bu sayede  internette yalnızca pazar değil, oyuncu da olabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.caglarerol.com/2009/07/09/nefes-tutma-yarisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;O proje&#8221; geliyor</title>
		<link>http://www.caglarerol.com/2009/04/17/o-proje-geliyor/</link>
		<comments>http://www.caglarerol.com/2009/04/17/o-proje-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2009 19:01:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Caglar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[golden horn]]></category>
		<category><![CDATA[grou.ps]]></category>
		<category><![CDATA[mekanist]]></category>
		<category><![CDATA[messengerfx]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[rezztoran]]></category>
		<category><![CDATA[tish-o]]></category>
		<category><![CDATA[venture capital]]></category>
		<category><![CDATA[yoğurt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.caglarerol.com/?p=788</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Golden Horn Ventures&#8216;ın ikinci kez düzenlediği &#8220;Annual International Venture Capital in Emerging Markets&#8221; konferansına katıldım. Bu gibi konferansları, özellikle sektörden bir çok ismi birarada görebildiğim ve yeni haberler alabildiğim için seviyorum. Bu kez de konferans salonunda geçirdiğim zamandan çok daha fazlasını dışarıda insanlarla sohbet ederek geçirdim. cember.net&#8217;te gerçekleştirdiğimiz başarılı gelişim ve çıkış süreciyle bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Bugün <a href="http://www.goldenhornventures.com/">Golden Horn Ventures</a>&#8216;ın ikinci kez düzenlediği &#8220;Annual International Venture Capital in Emerging Markets&#8221; konferansına katıldım. Bu gibi konferansları, özellikle sektörden bir çok ismi birarada görebildiğim ve yeni haberler alabildiğim için seviyorum. Bu kez de konferans salonunda geçirdiğim zamandan çok daha fazlasını dışarıda insanlarla sohbet ederek geçirdim.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-medium wp-image-789 alignnone" title="GoldenHornVC" src="http://www.caglarerol.com/wp-content/uploads/2009/04/003-300x225.jpg" alt="GoldenHornVC" width="300" height="225" /></p>
<p style="text-align: left;">cember.net&#8217;te gerçekleştirdiğimiz başarılı gelişim ve çıkış süreciyle bir çok Türk girişimciye örnek olduğumuz için özel bir gurur duyuyorum, ve bu örneğin ülkemizde bir çok yeni projenin çıkışı için bir umut olduğunu düşünüyorum. Ama bu yeterli değil. Yoğurt&#8217;un kurucusu Cemil Türün&#8217;ün de doğru şekilde vurguladığı gibi, Türkiye&#8217;de internetin daha hızlı gelişimi, dünya çapında projelerin çıkabilmesi için, tüm dünya çapında başarı kazanmış bir &#8220;örnek proje&#8221;ye ihtiyacımız var. Orkut gibi değil, gerçekten Türkiye&#8217;de doğmuş büyümüş ve dünyaya yayılmış bir projeye. Bugünkü etkinlikte, işte o projenin geldiğini düşündüren insanlarla konuştum.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="alignleft size-full wp-image-791" style="margin: 2px;" title="logo_yogurt1" src="http://www.caglarerol.com/wp-content/uploads/2009/04/logo_yogurt1.png" alt="logo_yogurt1" width="101" height="21" />1- <a href="http://yogurt.com.tr">Yoğurt</a>: Cemil Türün, panelde yine çok keyifli bir konuşma yaptı. Myspace&#8217;in dünyada ciro yaptığı 9 ülkeden birinin Türkiye olduğunu, ve Türkiye&#8217;nin bu ülkeler arasında 5. sırada olduğunu, Google&#8217;ın Dublin ofisinde Türkiye için çalışan 85 kişinin istihdam edildiğini anlattı (bu kişilerin neden Türkiye&#8217;de olmadığı konusuna da hafifçe değindi). Dünyada G-7, G-20 gibi bir I-10 (internet 10) birliği kurulsa, Türkiye&#8217;nin de mutlaka orada yer alacağını, ve bu kadar yoğun internet kullanımı olan ülkemizden mutlaka uluslararası başarılı projeler çıkması gerektiğini söyledi. Cemil&#8217;in yapmaya çalıştığı da bu: Yoğurt&#8217;u bir şekilde dünya çapında büyük başarı kazanmış bir proje haline getirmek.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="alignleft size-full wp-image-792" style="margin: 2px;" title="logo_groups" src="http://www.caglarerol.com/wp-content/uploads/2009/04/logo_groups.png" alt="logo_groups" width="125" height="38" />2- <a href="http://grou.ps">GROU.PS</a>: Emre Sokullu da bu sabah Amerika&#8217;dan gelmiş, konferansa katılmıştı. Emre&#8217;yle de kısaca sohbet etme olanağı buldum, yine çok heyecanlıydı ve grou.ps&#8217;ta bundan sonra yapacaklarını keyifle anlatıyordu. Grou.ps şu an Alexa&#8217;da 5.000. sıraya kadar yükselmiş, ve çok ciddi bir trafik yaratır duruma gelmiş. Yani aslında şimdiden bir başarı öyküsü. Grou.ps kullanıcılarının dörtte biri Amerika&#8217;da, kalanı dünyanın farklı yerlerinden, ve özellikle de Brezilya ve Japonya&#8217;dan (ve malesef çok azı Türkiye&#8217;den). Ning gibi bir devle başarıyla rekabet eden Grou.ps da &#8220;o proje&#8221; olma yolunda güçlü bir aday.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="alignleft size-full wp-image-793" style="margin: 2px;" title="messengerfx_logo8" src="http://www.caglarerol.com/wp-content/uploads/2009/04/messengerfx_logo8.gif" alt="messengerfx_logo8" width="203" height="46" />3- <a href="http://messengerfx.com">MessengerFX</a>: Benim hatam &#8211; messengerfx&#8217;i <a href="http://www.xing.com/profile/Volkan_Oezcelik">Volkan</a>&#8216;dan dolayı biliyordum, ama bu kadar başarılı bir uygulama olduğunu bilmiyordum. Bugün etkinlikte projenin kurucusu Yusuf Yıldırım&#8217;la tanıştım, ve anlattıklarını keyifle dinledim. MessengerFX, web tarayıcısı üzerinde anlık mesajlaşmaya olanak tanıyan bir uygulama. Yani tarayıcınızdan MSN / Live messenger, Yahoo! messenger gibi uygulamaları kullanabiliyorsunuz. Yani aslında Meebo&#8217;nun rakibi. Farklı sitelerle yaptıkları anlaşmalarla, o siteye entegre oluyor, ve kullanıcıların anlık mesajlaşma yapmalarına olanak tanıyor. Yusuf&#8217;un anlattığına göre şu an günde 300.000 kullanıcıya ulaşmış durumdalar! Henüz yatırımcıları yok (anladığım kadarıyla) ve fakat galiba yolda (anladığım kadarıyla :) ). Yusuf&#8217;un tüm dünyada hızla büyümek için ciddi planları var, ve  bunları başaracağına beni inandırdı.</p>
<p style="text-align: left;">Bunların dışında yine çok başarılı projelerden Mekanist&#8217;in kurucusu Ali, Rezztoran&#8217;ın kurucusu Çağla, Tish-o&#8217;nun kurucusu Fatih&#8217;le de sohbet etme olanağı buldum. Her etkinlikte bir kaç tane daha başarılı proje öğreniyorum, ve çok mutlu oluyorum. Artık o proje&#8217;ye çok az kaldı &#8211; iki üç yıl içinde bir proje şeytanın bacağını kıracak, ve o projeden sonra ülkemizden bir çok uluslararası proje güvenle dünya arenasına çıkacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.caglarerol.com/2009/04/17/o-proje-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ne kadar şeker, ne kadar su</title>
		<link>http://www.caglarerol.com/2009/02/26/ne-kadar-seker-ne-kadar-su/</link>
		<comments>http://www.caglarerol.com/2009/02/26/ne-kadar-seker-ne-kadar-su/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 21:17:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Caglar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[dilution]]></category>
		<category><![CDATA[finansman]]></category>
		<category><![CDATA[fred wilson]]></category>
		<category><![CDATA[ipo]]></category>
		<category><![CDATA[seyrelme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.caglarerol.com/?p=731</guid>
		<description><![CDATA[Fred Wilson bir kaç gün önce &#8220;seyrelme&#8221; konusunda güzel bir yazı yazdı. İngilizce&#8217;de &#8220;dilution&#8221;, tam karşılığı &#8220;seyrelme&#8221;, şirketlerde sermaye artırımı sonucu, bu artırıma katılmayan kişilerin paylarının azalmasıdır. Yani tam olarak şekerli suya daha çok su kattığınızda ortaya çıkan durum &#8211; sonuçta ortaya çıkan şey çok tatlı olmasa da eğer susamışsanız susuzluğunuzu gidermeye daha çok yardımcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fred Wilson</strong> bir kaç gün önce &#8220;<em>seyrelme</em>&#8221; konusunda <a href="http://www.avc.com/a_vc/2009/02/founder-dilution-how-much-is-normal.html">güzel bir yazı</a> yazdı. İngilizce&#8217;de &#8220;dilution&#8221;, tam karşılığı &#8220;seyrelme&#8221;, şirketlerde sermaye artırımı sonucu, bu artırıma katılmayan kişilerin paylarının azalmasıdır. Yani tam olarak şekerli suya daha çok su kattığınızda ortaya çıkan durum &#8211; sonuçta ortaya çıkan şey çok tatlı olmasa da eğer susamışsanız susuzluğunuzu gidermeye daha çok yardımcı olur.</p>
<p>Fred Wilson yazısında şunu anlatıyor: Kurucuların en başta %100&#8242;üne sahip oldukları bir şirkette, zamanla ortalama olarak 3-4 finansman roundu yapılır, ve hisselerin %20-25&#8242;i de iyi bir yönetim ekibi kurmak için verilir. Bunun sonucunda kurucu ekip yaklaşık %10-20 arası bir hisseye sahip olur. Wilson, kurucuların sonunda %5&#8242;in altında hisseye sahip oldukları durumların da olduğunu, ya da bir IPO&#8217;dan sonra bile kurucuların şirketin %25&#8242;inin üzerinde hissesine sahip olabileceklerini (Google örneği vermiş) söylüyor.</p>
<p>Ben kurucuların şirket gerçekten para kazanmaya başlayana kadar en az %50 hisseye sahip olmaları gerektiğine inanıyorum. Bu süreçte kurucular çoğunlukla şirket için her şeyden önemlidir, ve sahiplenme de motivasyon için fazlasıyla gereklidir. Diğer taraftan, iki finansman turu sonrasında bu oranın 50&#8242;nin altına inmesi de bence gayet normal. Kurucu için şirketin mutlaka çoğunluk hissesine sahip olmak çok çekicidir, ama diğer taraftan şirket, sermaye girişi sonucu çok daha hızlı büyüyebilir. Bunun sonucunda kurucunun &#8220;ufak pastanın çoğu&#8221; ile &#8220;büyük pastanın azı&#8221; arasında bence çok bariz olan bir seçimi yapması gerekir.</p>
<p>Girişimci olarak şirketin finansmanında en az para kadar önemli şeyin finansmanı yapan kişiler olduğuna inanıyorum. Eğer bu kişiler, şirketin değerini benim tek başıma yapamayacağım kadar hızlı şekilde artırabilecek  potansiyele sahipse, benim için kurucu olarak &#8211; ilk finansmanda bile &#8211; %50&#8242;nin altında olmanın  çok önemi olmaz.</p>
<p>Özetle, olabildiğince çok paya sahip olmak çekicidir, ama seyrelme de işin doğal bir boyutudur. Finansman aşamasında doğru kişilerden sermaye alarak pazarlığınızı da iyi yaptığınız sürece, oranların psikolojik boyutuna çok da takılmamak gerek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.caglarerol.com/2009/02/26/ne-kadar-seker-ne-kadar-su/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kriz, bankalar ve internet</title>
		<link>http://www.caglarerol.com/2009/02/26/kriz-bankalar-ve-internet/</link>
		<comments>http://www.caglarerol.com/2009/02/26/kriz-bankalar-ve-internet/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 20:42:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Caglar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[bankalar]]></category>
		<category><![CDATA[enuygun]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç kredisi]]></category>
		<category><![CDATA[konut kredisi]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[mortgage]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.caglarerol.com/?p=728</guid>
		<description><![CDATA[Son haftalarda Türkiye&#8217;nin önde gelen bankalarıyla sürekli toplantılar yapıyor ve ihtiyaç kredileri, mortgage ve konut kredileri konularında birlikte çalışma olanaklarını değerlendiriyoruz. Çok genç, bilgili ve yaptıkları işten heyecan duyan bu insanlarla yaptığımız toplantılarda, bir taraftan da Türkiye&#8217;deki bankacılık sistemiyle ilgili çok önemli bilgiler edinme fırsatı da buluyoruz. 2001 krizi bankalardan başlamıştı, ve tüm piyasayı etkilemişti. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son haftalarda Türkiye&#8217;nin önde gelen bankalarıyla sürekli toplantılar yapıyor ve <a href="http://www.enuygun.com/kredi/ihtiyac">ihtiyaç kredileri</a>, <a href="http://www.enuygun.com/kredi/konut">mortgage ve konut kredileri</a> konularında birlikte çalışma olanaklarını değerlendiriyoruz. Çok genç, bilgili ve yaptıkları işten heyecan duyan bu insanlarla yaptığımız toplantılarda, bir taraftan da Türkiye&#8217;deki bankacılık sistemiyle ilgili çok önemli bilgiler edinme fırsatı da buluyoruz.</p>
<p>2001 krizi bankalardan başlamıştı, ve tüm piyasayı etkilemişti. Şimdi ise bizde dünyanın tersi bir yönde gelişiyor, önce piyasa krize giriyor, ve bunun etkilerini bankalar hissetmeye başlıyorlar. 2001 krizi bankalar için kolay gelir yollarının kapanmasıyla sonuçlanmıştı. Bunun sonucunda bankalar daha çok gerçek bankacılık işlemlerinden, ama eskiye oranla çok daha düşük miktarda gelir elde etmeye başladılar. Şimdi yeni kriz, kredi tarafındaki gelirlerde de ciddi kısıntıya neden oluyor. Toplantılarda öğrendiğim kadarıyla halen bonodan fena olmayan bir gelir sağlanıyor, ama faizler hızla düşüyor ve bu durum da çok uzun sürmeyecek.</p>
<p>O nedenle bankalar açısından şu an farklı kaynakları değerlendirmek büyük önem taşıyor. Bu da bankaların dikkatini &#8211; diğer bazı seçeneklerle birlikte &#8211; internet şubelerine yöneltmiş durumda. Türkiye&#8217;de internet bankacılığında <a href="http://www.garanti.com.tr">Garanti Bankası</a> 2000&#8242;lere girerken ciddi bir ivme yakalamıştı. Devamında diğer bazı bankalar da onu takip ettiler, ve online bankacılık 1-2 milyon kullanıcı için son derece gelişmiş bir çözüm olarak yaşamımızda yerini aldı. Önümüzdeki aylarda internet bankacılığı konusunda rekabet iyice artıyor. Bugünlerde konuştuğumuz hemen her bankanın online işlemlerle ilgili süren büyük bir projesi olduğunu öğrendik. Bu projelerin hepsi gerçekten büyük, heyecan verici uygulamalar, ve çoğu da önümüzdeki bir kaç ay içerisinde hayata geçecek gibi görünüyor.</p>
<p>Bankaların internet kullanıcıları tarafındaki rekabetinin artması, bankaların online işlemlere verdiği önemin de artacağını bu şekilde gösteriyor. Bunun sonucunda, bankaların itici gücüyle ülkemizde internet bankacılığını &#8220;kullanabilen&#8221; kitle hızla büyüyecek. Tüm bankaların faiz dışı gelirler için durup düşündükleri, yeni kaynaklar aradıkları 2009 yılı, internet kullanımının ülkemizde daha sofistike hale gelmesi ve bunun sonunda girişimciler açısından para kazanılabilen projelerin ortaya çıkması için bir milat olacak gibi görünüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.caglarerol.com/2009/02/26/kriz-bankalar-ve-internet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternette 2009 beklentileri</title>
		<link>http://www.caglarerol.com/2009/01/28/internette_2009_beklentileri/</link>
		<comments>http://www.caglarerol.com/2009/01/28/internette_2009_beklentileri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2009 09:53:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Caglar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.caglarerol.com/?p=686</guid>
		<description><![CDATA[Eylül-Ekim aylarında &#8220;kriz döneminde ne olacak&#8221; sorusu çok popüler olmuştu. Herkes kendince verilere bakıyor, ve iyimser ya da kötümser tahminlerde bulunuyorlardı. Kriz, beklentilerden biraz daha güçlü bir şekilde geldi, ve sanırım artık genel olarak insanlar krizde ne olacak diye fikirler üretmek yerine krizi en az hasarla atlatmak için yoğun olarak çalışıyorlar. Bugün artık daha çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eylül-Ekim aylarında &#8220;kriz döneminde ne olacak&#8221; sorusu çok popüler olmuştu. Herkes kendince verilere bakıyor, ve iyimser ya da kötümser tahminlerde bulunuyorlardı. Kriz, beklentilerden biraz daha güçlü bir şekilde geldi, ve sanırım artık genel olarak insanlar krizde ne olacak diye fikirler üretmek yerine krizi en az hasarla atlatmak için yoğun olarak çalışıyorlar. Bugün artık daha çok verimiz olduğuna göre daha gerçekçi tahminler yapılabilir diye düşünüyorum. O nedenle genelden özele doğru kısa bir özet / analiz yapmak istedim.</p>
<p><strong>Amerika:</strong> Amerika&#8217;da internet sektörü de diğer sektörler gibi sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Ama onların beklentileri, krizin sonuçları biraz daha farklı. 2008 yılında Amerika&#8217;da televizyon reklam bütçesi 75 milyar dolar, internet&#8217;in ise yaklaşık 23 milyar dolar olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz senenin ortalarında JP Morgan&#8217;ın analisti Imran Khan, 2009&#8242;da display reklam harcamalarının %16 artacağını öngörmüştü. Bu öngörüsünü 2008 sonunda %6 olarak revize etti ve bu olay oldu. Aslında bu büyüklükte bir krizde &#8220;display reklam yalnızca %6 büyüyecek&#8221; bence iyimser bir beklenti; nitekim yine öngörüleri ilgiyle izlenen Nick Denton bu yıl reklam harcamaların en az %40 küçüleceğini <a href="http://mediamemo.allthingsd.com/20081103/how-low-will-online-ads-go-lower-says-jp-morgan-very-very-low-says-gawkers-nick-denton/">tahmin ediyormuş</a>.</p>
<p>Arama reklamları / performans bazlı reklamlar için 2009 büyüme tahminleri ise biraz revizyondan geçse de hala %30&#8242;un üzerinde. Performans bazlı reklamların bu yıl öneminin artacağını <a href="http://www.caglarerol.com/2009/01/23/2009-googlein-yili-olacak/">bu yazımda</a> google örneğiyle belirtmiştim.</p>
<p>Startup&#8217;lar tarafında en büyük sıkıntı risk sermayesinde yaşanıyor / yaşanacak. 2008&#8242;de VC destekli şirketler <a href="http://www.techcrunch.com/2008/10/02/no-exits-liquidity-dries-up-even-more-for-vc-backed-startups-in-third-quarter/">çok az sayıda </a>IPO yaptılar (yalnızca 6). IPO, risk sermayesi şirketinin çıkış yapması için en önemli kaynak. M&amp;A tarafında da çok başarılı bir yıl değildi. VC&#8217;ler likit hale gelemediler, riskleri büyüdü. Bu da 2009&#8242;da daha az yatırım, daha az destek anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Avrupa:</strong> Avrupa için Almanya&#8217;ya bakmak doğru bir örnekleme olabilir: ZenithOptimedia Group, 2009 yılında Almanya&#8217;da reklam pazarının yalnızca % 1,6 büyüyeceğini öngörürken, internet reklam pazarının %19,5 büyüyeceğini <a href="http://advertising.microsoft.com/deutschland/Internet-Werbung-News-Kreditkrise-Deutschland" target="_self">tahmin ediyor</a>. Yani geleneksel medyada bir gerilemeye karşılık internet reklamcılığında ciddi bir büyüme trendinin devam edeceğine inanılıyor. Belki de bu yüzden Avrupa&#8217;da internet sektöründe kriz konusunda pek ses çıkmıyor; insanlar krizin etkilerini yorumlamaktansa bir şey yokmuş gibi ilerlemenin daha iyi olduğunu düşünüyor olmalılar.</p>
<p><strong>Türkiye:</strong> Online reklam konusunda iki farklı düşünce var: 1- Kötümser &#8212; Reklam bütçelerinde çok ciddi düşüşler yaşanıyor (ki Reklamverenler Derneği 209&#8242;da %30&#8242;luk bir düşüşten sözediyor). Gelir modeli reklam olan siteler için çok zorlu bir yıl olacak. 2- İyimser &#8212; Reklam bütçelerindeki düşüş internete yarıyor; çünkü şirketler artık maliyeti yüksek ve takibi zor geleneksel mecralar yerine interneti tercih etmeye başladılar. Nitekim bir kaç büyük şirketin 2009 pazarlama bütçelerinde internete çok ciddi yer ayırdığıyla ve büyük kampanyaların yolda olduğuyla ilgili bilgiler geliyor.</p>
<p>Display reklam pazarının 2008&#8242;de 40-45 milyon dolar büyüklüğe eriştiği söyleniyor. Benim düşüncem, 2009&#8242;da bu değere ulaşmak zor. Yine de şirketlerin internete daha çok önem vermeye başlayacaklarını ben de düşünüyorum. (İnternet reklamları Amerika&#8217;da TV&#8217;nin 1/3&#8242;ü, İngiltere&#8217;de TV&#8217;yi geçmiş durumda; bizde display reklamlar TV&#8217;nin 1/20&#8242;si seviyesinde). Tabi bir olasılıkla bu değerleri geçebiliriz de: Uzun zamandır Meclis&#8217;te bekleyen İlaç Reklamlarının serbest bırakılmasıyla ilgili yasanın seçimlerin ardından geçmesi olasılığı konuşuluyor. Bunun gerçekleşmesi durumunda reklamcılıkta genel olarak bir iyileşme mutlaka yaşanacaktır, ve bunun internete etkisinin de çok ciddi olacağına inanıyorum.</p>
<p>Performans bazlı reklamlarda ise ülkemizde de büyüme yaşanacağına eminim. Malesef Google&#8217;ın Türkiye pazarındaki işlem hacminin ne olduğuyla ilgili bilgimiz yok; ama bu konudaki düzenlemelerden sonra sağlıklı verilere ulaşabileceğimizi, ve bunun sonucunda da performans bazlı reklamların burada da 2009&#8242;u oldukça iyi geçirdiğini göreceğimizi düşünüyorum.</p>
<p>E-ticaret tarafında, ekonominin yavaşlamasıyla birlikte küçülmeler ve sıkıntılar yaşanıyor ve yaşanmaya devam edecek. Diğer taraftan online karşılaştırma olanaklarının bu dönemde kullanıcılara katkı sağlayacağına, ve o alanda güzel gelişmeler olacağına inanıyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.caglarerol.com/2009/01/28/internette_2009_beklentileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2009 Google&#8217;ın yılı olacak</title>
		<link>http://www.caglarerol.com/2009/01/23/2009-googlein-yili-olacak/</link>
		<comments>http://www.caglarerol.com/2009/01/23/2009-googlein-yili-olacak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2009 19:49:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Caglar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[dow]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[nasdaq]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.caglarerol.com/?p=662</guid>
		<description><![CDATA[Amerika&#8217;daki borsaların durumuna hemen her gün bir göz atıyorum, çünkü bu veriler, bir gün sonra Türkiye&#8217;de neler olacağıyla ilgili bir ön bilgi veriyor. finance.yahoo.com&#8216;dan takip ettiğim verilerde normal olarak Dow, Nasdaq ve S&#38;P günü nette benzer oranlarda artış ya da düşüşle sonlandırırlar. Ama bugün hareketler benzer olsa da sonuçlarda bir farklılık var: Nasdaq Dow şu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Amerika&#8217;daki borsaların durumuna hemen her gün bir göz atıyorum, çünkü bu veriler, bir gün sonra Türkiye&#8217;de neler olacağıyla ilgili bir ön bilgi veriyor. <a href="http://finance.yahoo.com">finance.yahoo.com</a>&#8216;dan takip ettiğim verilerde normal olarak Dow, Nasdaq ve S&amp;P günü nette benzer oranlarda artış ya da düşüşle sonlandırırlar. Ama bugün hareketler benzer olsa da sonuçlarda bir farklılık var:</p>
<div class="mceTemp mceIEcenter" style="text-align: center;">
<dl id="attachment_664" class="wp-caption aligncenter" style="width: 249px;">
<dt class="wp-caption-dt"><img class="size-full wp-image-664" style="border: 0pt none; " title="Nasdaq" src="http://www.caglarerol.com/wp-content/uploads/2009/01/nasdaq_230109.jpg" alt="nasdaq_230109" width="239" height="110" /></dt>
<dd class="wp-caption-dd">Nasdaq</dd>
</dl>
</div>
<div id="attachment_663" class="wp-caption aligncenter" style="width: 249px"><img class="size-full wp-image-663" style="border: 0pt none;" title="Dow" src="http://www.caglarerol.com/wp-content/uploads/2009/01/dow_230109.jpg" alt="dow_230109" width="239" height="110" /><p class="wp-caption-text">Dow</p></div>
<p style="text-align: left;">Dow şu an dünkü kapanışa göre  %0,65 aşağıda, ama Nasdaq %1,11 yukarıda. Bunun nedeni de şu: Bugün Google, beklentilerin ötesinde bir gelir elde ettiğini <a href="http://finance.yahoo.com/news/Nasdaq-up-1-percent-helped-by-rb-14140894.html">anons etti</a>.</p>
<p style="text-align: left;">2009, bir çok şirket için çok kötü geçecek. Pazarlama bütçelerinde televizyon, outdoor, geleneksel medya, hatta banner reklamlarını ciddi şekilde kısan şirketler, performans bazlı reklamlara yönelecekler. Bunun ilk işaretini Google&#8217;ın bu anonsu çok iyi gösteriyor. 2009 boyunca da benzer veriler anons edeceğine eminim.</p>
<p style="text-align: left;">Bu yıl ülkemizde internet girişimleri, performans bazlı reklamlarda kendilerinin de iyi sonuçlar sunabileceğini reklamverene şimdiden kanıtlamaya çalışmaya başlamalı. Aksi takdirde Google&#8217;ın bu başarılarına Türkiye de epey katkı sağlayabilir.</p>
<p style="text-align: center;"><img src="file:///C:/Users/user/AppData/Local/Temp/moz-screenshot.jpg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.caglarerol.com/2009/01/23/2009-googlein-yili-olacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ücretli servis mi, reklam mı?</title>
		<link>http://www.caglarerol.com/2008/10/07/ucretli-servis-mi-reklam-mi/</link>
		<comments>http://www.caglarerol.com/2008/10/07/ucretli-servis-mi-reklam-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2008 20:51:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Caglar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[ciro]]></category>
		<category><![CDATA[fred wilson]]></category>
		<category><![CDATA[freemium]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[ücretli servis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.caglarerol.com/?p=138</guid>
		<description><![CDATA[cember.net&#8217;ten beri ücretli servislerin Türkiye ve hatta Avrupa için doğru bir model olduğuna inanırım. Türkiye Amerika değil, burada para kazanmak çok daha zor. Reklam pastası küçük, ve bir kaç büyük site, pastanın çok ciddi bir kısmını alıyor. O yüzden gelir elde etmenin reklam dışı yollarını düşünmek gerekiyor. Avrupa&#8217;da ise alınan servise ödeme yapmak doğal karşılandığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>cember.net&#8217;ten beri ücretli servislerin Türkiye ve hatta Avrupa için doğru bir model olduğuna inanırım. Türkiye Amerika değil, burada para kazanmak çok daha zor. Reklam pastası küçük, ve bir kaç büyük site, pastanın çok ciddi bir kısmını alıyor. O yüzden gelir elde etmenin reklam dışı yollarını düşünmek gerekiyor. Avrupa&#8217;da ise alınan servise ödeme yapmak doğal karşılandığı için ciddi gelir şansı oluyor: <a href="http://www.xing.com">XING</a> işte bu mentalite sayesinde o yüksek <a href="http://mashable.com/2008/02/19/xing-growth-2007/">ciro rakamlarına</a> ulaştı.</p>
<p>Yalnız bugünlerde bu konuda net bir fikre sahip olmak biraz zorlaştı. <a href="http://www.facebook.com">Facebook</a> sonrası insanlar zaten pek istekli olmadıkları &#8220;hizmete para ödemek&#8221;ten iyice soğudular. Ekonominin durumu ise benim zaten çok inanmadığım reklam konusunda girişimcileri sıkıntıya soktu / sokacak. Bunun sonucunda bugünlerde girişimcilerle bu iki bakış açısını sıkça tartışıyoruz:</p>
<ul>
<li><strong>Görüş 1:</strong> ücretli üyelik olmamalı, gelecek reklam gelirinde</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Görüş 2:</strong> hayır, reklam daha da zorlaşıyor, ekonomi zaten iyice daralacak, bundan sonra reklam dışı gelirler, ücretli üyelik çok daha önem kazanacak</li>
</ul>
<p>Fred Wilson&#8217;un aynı konuyu <a href="http://http://www.avc.com/a_vc/2008/10/free-vs-paid.html">tartıştığını</a> okuduğumda, Amerika&#8217;da da benzer sorunların yaşandığını anladım. Ben tartışmalarımın sonucunda (ve bugün Dow&#8217;un yine %5 oranında düşmüş olduğunu da gözönüne alarak) Wilson&#8217;un yazısında belirttiği, net bir business case&#8217;i olan girişimlere destek olacak olan yatırımcıların doğru bir şey yaptığına karar verdim. Önceliği yalnızca kitlelere ulaşmaya çalışmaya veren, gelir elde etmenin daha sonra &#8220;bir şekilde&#8221; (ki bu reklam oluyor büyük olasılıkla) halledileceğini varsayarak ilerlemek isteyen girişimlerin, önümüzdeki bir iki yıl başarı şansının çok daha az olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Açık bir gelir modeline sahip servisler ise eskiye oranla daha zor bir yolda olsalar da, bu zorlu süreci aşmakta daha büyük şansa sahipler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.caglarerol.com/2008/10/07/ucretli-servis-mi-reklam-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni bir dönem başlıyor</title>
		<link>http://www.caglarerol.com/2008/10/05/yeni-bir-donem-basliyor/</link>
		<comments>http://www.caglarerol.com/2008/10/05/yeni-bir-donem-basliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2008 18:03:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Caglar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[m&a]]></category>
		<category><![CDATA[nvca]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[techcrunch]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.caglarerol.com/?p=132</guid>
		<description><![CDATA[Son üç dört yıl, Türkiye&#8217;de internet sektörü için oldukça heyecan verici gelişmelere sahne oldu. İnsanlar internetten para kazanılabileceğini öğrendiler. Hep örneklerini okuduğumuz &#8220;internet şirketi yaşam döngüsü&#8221;nün Türkiye&#8217;de de yaşanabileceği görüldü. İnternet girişimciliğine ilgi arttı, ve bir çok parlak genç, yeni fikirlerle ortaya çıktılar. Ama bu güzel gelişmelerin doğru dürüst keyfine varamadan, başarılı örnekleri çoğaltamadan, şartlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son üç dört yıl, Türkiye&#8217;de internet sektörü için oldukça heyecan verici gelişmelere sahne oldu. İnsanlar internetten para kazanılabileceğini öğrendiler. Hep örneklerini okuduğumuz &#8220;internet şirketi yaşam döngüsü&#8221;nün Türkiye&#8217;de de yaşanabileceği görüldü. İnternet girişimciliğine ilgi arttı, ve bir çok parlak genç, yeni fikirlerle ortaya çıktılar.</p>
<p>Ama bu güzel gelişmelerin doğru dürüst keyfine varamadan, başarılı örnekleri çoğaltamadan, şartlar değişiyor. Şimdi bir kriz dönemine giriyoruz, ve bu iyimserlik havası yerini kötümserliğe bırakıyor.</p>
<p><a href="http://www.thomsonreuters.com/">Thomson Reuters</a> ve <a href="http://www.nvca.org">NVCA</a>&#8216;nın yayınladığı <a href="http://www.nvca.org/pdf/Q308ExitpollFINAL.pdf">rapora göre</a> öncelikli referans noktamız Amerika&#8217;da venture destekli IPO sayısı bu yılın ilk üç çeyreğinde 77&#8242;den beri en düşük seviyeye ulaşmış ve yalnızca 6 venture destekli şirket IPO yapabilmiş. Bu da risk sermayesinin istediği çıkışı yapamaması, sonucunda da daha az yatırım yapması anlamına geliyor. Yine aynı araştırmaya göre bu yılın ilk üç ayında gerçekleşen Merger &amp; Acquisition / Birleşme ve Satınalma anlaşmalarının toplam değeri 73 milyon dolar olmuş, ki listelenen 5-6 yıla göre ciddi bir azalma olduğu görülüyor.</p>
<p>Melek yatırımcı <a href="http://www.crunchbase.com/person/ron-conway">Ron Conway</a>, şu dönemde start-up kurmak yerine günlük işinizi <a href="http://www.alleyinsider.com/2008/10/super-angel-ron-conway-to-would-be-startups-don-t-quit-your-day-jobs">bırakmamanızı öneriyor</a>.  TechCrunch&#8217;ta Dan Kimmerling ise daha <a href="http://www.techcrunch.com/2008/10/04/the-seeds-of-the-next-big-thing-are-being-planted-now/">umut verici konuşuyor</a> ve yatırımcılara bu kötü zamanlarda yapacakları yatırımın ileride çok büyük kazançlar getirebileceğini söylüyor; ama bu da zorlama bir moral yazısı gibi duruyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;de kendimizi yeni yatırımlara, yatırımcılara ve mümkünse satınalmalara hazırlarken ekonominin böyle rota değiştirmesi motive edici değil. Ama gerçekçi olmakta fayda var. ABD 850 milyar dolarlık paketi onaylayınca her şey bir anda düzelmeyecek; yalnızca krizin en yıkıcı etkileri ortadan kalkacak ve bu paketin zorluğunu yavaş yavaş çekeceğiz. Bu da önümüzdeki iki üç yıl sürecek bir zorlu dönem demek. Türkiye&#8217;de zaten küçük olan internet reklam pastasının 2009&#8242;da iyice küçüldüğünü göreceğiz. İşsizliğin arttığı bir dönem olacak, bu da genel olarak harcamaların, özelde internet harcamalarının azalması anlamına gelecek. Piyasada para azalacak, yatırımcı bulmak zorlaşacak, çıkış yapmak iyice zor olacak.</p>
<p>Ama işlerin zorlaşacak olması, her şeyin kötü olacağı anlamına gelmiyor. Ben bu süreçte de iyi planlanmış girişimlerin &#8211; geçen senelere göre daha zor olmasına rağmen &#8211; başarılı olacağına inanıyorum. Zaten bu düşünceyle biz de yeni girişimimize bugünlerde start veriyoruz.</p>
<p>Riskleri biliyor ve bunlara karşı senaryolar üretiyorsanız, günlük işinizi her zaman bırakabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.caglarerol.com/2008/10/05/yeni-bir-donem-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
