JCI, İTO ve Endeavor’dan Girişimcilik günleri

19 Kasım 2008 – 17:58

Son zamanlarda girişimcilikle ilgili neredeyse her hafta bir etkinlik, yarışma, eğitim düzenleniyor. Hafta başında Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen ödül töreninden sözetmiştim. Hafta sonu da JCI İstanbul, İTO ve Endeavor‘un Global Girişimcilik Haftası çerçevesinde düzenlediği Girişimcilik Günleri etkinliği var.

22-23 Kasım (Cumartesi-Pazar) tarihlerinde gerçekleşecek bu etkinlikte KOBİ’ler ve potansiyel girişimcilere iş planı ve proje hazırlama, finansman, satış teknikleri gibi konularda bilgi verilecek. 23 Kasım Pazar günü “Başarılı Girişimcilerden İpuçları” isimli bölümde ben de konuşmacı olarak yer alacağım. Katılım için jciistanbul.org adresindeki formu doldurmak gerekiyor. Katılım ücretli.

Yenilikçi Düşünceler, güzel sunular

17 Kasım 2008 – 23:42

Bu akşam, jürisinde yer aldığım Yeni Düşler Yenilikçi Düşünceler yarışmasının ödül töreninde konuşmacı olarak yer aldım. Bu yıl ilk kez düzenlenen bu yarışma, “üniversite öğrencilerinin yenilikçi ve yaratıcı düşünmeye teşvik edilmesi ve desteklenmesi” amacını taşıyordu. Amaç çok güzel ve bence büyük bir ihtiyacı karşılamaya yönelik; katılan projelerin içeriğinin de önümüzdeki yıllarda hızla gelişeceğine inanıyorum.

Yarışmanın teknoloji alanındaki birincisi, Elektronik Tarım başlığını taşıyor. Proje, seralara yeni bir sistem getirme iddiasında. Bu yeniliklerin ne olduğunu anlatma konusunda eksik kaldığını düşünüyorum, ama iddia ettiği kadar yenilikçi bir sistem olduğu varsayımıyla birinciliği haketti. Bu projenin dışında başarılı olacağını düşündüğüm iki proje daha oldu, ama kişisel olarak yatırımcı olmak isteyeceğim tarzda bir proje bulunmuyordu.

Yarışmada birincilik kazanan projeler, LabX‘in sponsorluğunda melek yatırımcılarla tanışma olanağı bulacaklar. Ödül töreninden sonra düzenlenen kokteylde LabX’in kurucusu Fuat Sami ile sohbet olanağı buldum. Fuat Bey Türkiye için gerçekten enteresan bir model oluşturuyor. LabX’i bir Melek Yatırımcı Networkü olarak organize ettiklerini ve şu ana kadar 7 girişimi destekleyerek başlattıklarını anlattı. Melek yatırımcılarla girişimcileri doğru bir filtrelemeyle biraraya getiren bir modelin güzel fırsatlar oluşturacağına inanıyorum.

Kokteyl sırasında Boğaziçi Üniversitesi’nin yeni rektörü Kadri Özçaldıran ile oldukça keyifli bir sohbetimiz oldu. Kadri Özçaldıran benim elektronikten de hocam; bilinen akademisyen tiplemesinden oldukça farklı ve sıcak bir kişiliği olduğunu söylemeliyim. Kendisi yeni neslin girişimciliğe malesef pek de hevesli olmadığını anlattı. Söylediğine göre bu dönem açılan girişimcilik dersine yalnızca bir iki kişi kayıt olmuş. Bunun üzerine öğrencileri bu dersi almak için ikna etmek zorunda kalmışlar (ki kendisi ikna yöntemini kendine has tarzıyla çok güzel özetliyor :) )

Öğrencileri girişimciliğin yanı sıra sunum konusunda da eğitmek gerektiğini bu programda farkettim. Projelerin sunumları bir ikisi dışında başarısızdı. Bu konuda alınması gereken çok yol var; iyi sunum yapamayan girişimcilerin müşterileri de yatırımcıları da etkilemeleri çok çok zor.

Pronected yatırımı

14 Kasım 2008 – 11:31

Pronected

Dün gece Webrazzi’de online business networking platformu Pronected‘ın 1,5 milyon dolar yatırım aldığını okudum. Pronected’ı açıkçası tanımıyorum, henüz üye olmadım. Ama adı çok duyulmamış bir platform için yapılan bu yatırımın oldukça ilgi çekici bir hareket olduğu kesin. Arda’nın yazdığına göre Pronected’ın amacı Batı Avrupa ve Rusya’ya açılmak. Böyle bir yatırımın da bu açılım hareketine önemli katkısı olacağını düşünüyorum.

Pronected ekibi zorlu bir deneyin başında. Uluslararası bir platform olmak gerçekten zor, ama bir o kadar da çok şey vaadeden bir süreç. Kendilerine bu girişimlerinde büyük başarılar diliyorum.

World of Warcraft tutkusu

12 Kasım 2008 – 23:56

Bu akşam yanlış aldığım bir ürünü değiştirmek için Media Markt’a gittim. Mağazanın kapısında futbol maçlarının gişe kuyruğu gibi bir yapı oluşturuyorlardı, ve akşam saat 8′de 15-25 yaşlarında yaklaşık 100 kişi sırada bekliyordu. En öndeki bir kişiye ne için beklediklerini sordum, bana World of Warcraft‘ın yeni paketini beklediklerini söyledi: bu gece saat 12′de satışa sunulacakmış ve alabilmek için sıraya girmişler!

İçerideki işlerimi halledip dışarı çıktığımda sıra iki katına çıkmıştı. Bu kez sıradaki bir başkasına yeni versiyonun ne olduğunu sordum. Ondan aldığım bilgiye göre bu akşam yeni bir paket satışa sunuluyormuş. WoW 2004 yılında ilk çıktığında 60 level’a sahipmiş. İki yıl önce bir paket (expansion set) çıkmış (ki o zaman da epey sıra olmuş), ve bununla oyun 70 level olmuş. Bu gece tüm dünyada satışa sunulan yeni paketle de 10 level daha eklenecekmiş.

Tabi parasal konuları da sordum. Öğrendiğime göre bu paketin fiyatı 89 YTL. Bu miktar pek bir şey değil: WoW için düzenli bir ücret ödemek gerekiyor, ve de bu ücret de öyle üç beş lira değil, aylık 13 EUR! Konuştuğum genç, şaşırdığımı görünce beni rahatlatmak için heralde, alabileceğimiz daha uygun paketlerin de olduğunu söyledi :) Ödeme için kredi kartı kullanılıyormuş, ama aynı zamanda her yerde bulabileceğiniz ön ödemeli kartlar da varmış.

Ben 90′lı yılların ortalarında, Warcraft’ın ilk versiyonunu epey oynamış, hatta iki kez bitirmiştim. Çok keyifli bir oyundu; ömrümde bitirebildiğim nadir oyunlardandır. Warcraft’ın dördüncü nesil oyunu WoW’un yeni versiyonlarının popülaritesini ve yarattığı ciroları okuyordum, ama bu akşama kadar Türkiye’de de bu kadar fanatikçe takip edildiğinden haberim yoktu.

cember.net’in üyelik bedelleri WoW’la karşılaştırılamazdı, doktorsitesi.com’unkiler de karşılaştırılamaz. Bir oyun için, böyle yüksek tutarlar söz konusuyken, gecenin bir yarısı yüzlerce gencin sırada bekliyor olması beni şaşırttı.

Zaten ilgimi çeken bir konuydu, ama bu gece gördüm ki oyun sektörünü çok yakından takip etmek gerekiyor.

Obama’nın zaferi

05 Kasım 2008 – 12:48

Bu kadar anket sonuçlarına rağmen Obama’nın seçimlerde başarısız olabileceğini, Amerikalıların siyah bir başkan seçmesinin zor olduğunu düşünüyordum. Ama bir kaç gün önce yanıldığımı anladım. Seçimlerin yapılacağı ülkeden binlerce kilometre uzakta, boğazın ortasında bir feribotta, gecenin karanlığında, bu seçimlerde oy vermesi söz konusu olmayan bir kişiye, yani bana, radyoda bambaşka bir ülkenin başkan adayının yaşam öyküsünü dinletebilen medyanın bu inanılmaz gücü, beni medyanın istediği herhangi birini başkan olarak seçtirebileceğine inandırdı.

Umarım tüm dünya için, ve özellikle Türkiye için Obama’nın başkanlığı en iyisi olur.

Firefox kullanım oranı

04 Kasım 2008 – 19:11

Bugün Serdar Kuzuloğlu‘nun friendfeed feed’i üzerinden  “Firefox yüzde 20′yi buldu” haberine rastladım. Yahoyt‘taki haber şu şekilde:

Firefox, uzun zamandır hedeflediği yüzde 20 sabit pazar payına ekim ayı itibariyle ulaştı. Haziran’dan beri bazı günler kullanım oranı yüzde 20′nin üstüne çıkan açık kaynaklı tarayıcı, Net Applications’ın araştırmasına göre eylül ayındaki yüzde 19.5′luk kullanım oranını, ekim ayında sabit bir yüzde 20′ye çıkarıp orada bıraktı.

Friendfeed’de ilgili feed‘de de yazdığım gibi, doktorsitesi.com bu gibi durumlarda oldukça güzel bir örneklem oluşturuyor. doktorsitesi.com’un ziyaretçileri, Türkiye’nin her yerinden rahatsızlıklarına çözüm arayan insanlar; yani örneğin firefox kullanımı bağlamda bir “rastgele örnek grup”. Onların alışkanlıkları, Türkiye için bence en yaklaşık sonuçları verir. Bu açıdan Türkiye’de %20′lik bir Firefox kullanımının kesinlikle oldukça iyimser (ya da Microsoft açısından kötümser) bir varsayım olduğuna inanıyorum. doktorsitesi.com verilerine göre ziyaretçilerin yalnızca %7′lik bir kısmı firefox kullanıyor.

Yani Türkiye’de FF kullanımı %20′yi vurdu diye sevinmek için acele etmemekte fayda var.

Lars Hinrichs İstanbul’daydı

04 Kasım 2008 – 18:58

Bu sabah XING CEO’su Lars Hinrichs bir sunum için İstanbul’daydı. Lars, 32 yaşında, çok başarılı bir genç girişimci (bu yazımda Almanya’nın en önemli web girişimcisi seçildiğini belirtmiştim). Bildiğim kadarıyla ilk girişimini 90′ların sonunda yapmış, ama zamanlamanın yanlışlığı nedeniyle çok uzun süreli olmamış. XING (OpenBC) Lars’ın 3. girişimi. XING’in açık başarısının yanında tüm dünyada IPO yapan ilk Web 2.0 girişimi olması nedeniyle de özel bir konumu var.

Lars Hinrichs İstanbul'da

Lars Hinrichs İstanbul'da

Lars’ın bugün açıkladığı rakamlara göre XING’in 6,5 milyon üyesi ve 500.000′in üzerinde ücretli üyesi var, ve cirosunun % 80′i ücretli üyelikten geliyor. Reklama dayalı olmayan gelir modelinin çok daha sağlam olduğunu hep söylüyorum; nitekim XING’in bu yılki gidişi de bunu gösteriyor. Lars, bu yılki cirolarının 32,5 milyon EUR düzeyinde olacağını belirtti (umarım sayıyı yanlış hatırlamıyorumdur - 9 aylık cirolarıyla ilgili bir ufak analizi bu yazımda yapmıştım, bu beklenti de mantıklı görünüyor).

XING’in İstanbul’da 200.000 üyesi var; tabi bunların önemli bir kısmı eski cember.net üyeleri. Bu sayı, bir çok Avrupa şehrinden daha yüksek. Türkiye’nin kalanında da XING’in çok ciddi bir üye sayısı var, yani Türkiye XING için çok önemli bir market. XING’in çok başarılı üye ilişkileri ekibinin Türkiye’de önümüzdeki dönemde daha geniş kapsamlı etkinlikler düzenleyeceğine ve Lars’ı İstanbul’da ağırlamaya devam edeceğimize inanıyorum.

Etohum, Maçkolik ve Uygulama Pazarı

31 Ekim 2008 – 01:21

Bu akşam etohum özel toplantısı için Maçkolik Complex‘teydik. Futbolla hiç bir ilgim olmadığı için Maçkolik hakkında çok fikrim yoktu, nitekim Maçkolik Complex diye bir yerden de etohum sayesinde haberim oldu. Ama kesinlikle çok keyifli bir etkinlikti, öncelikle Burak‘ı ve Erdem Yurdanur’u kutlamam gerek.

Maçkolik, aralarında bu akşam konuşma yapan Erdem Yurdanur’un da bulunduğu 6 ortak tarafından kurulan Coretech‘in bir ürünü olarak ortaya çıkmış. Şu an - yanlış anlamadıysam - ayrı bir şirket olarak devam ediyor. 6 ortaktan dördü daha çok ticari yazılımlar üretmeye odaklanan Coretech’i yürütürken Erdem’le beraber bir diğer ortak, yeni web projelerini ortaya çıkardıkları Kokteyl isimli bir şirketi yönetiyorlar. Kokteyl, iyi bildiğimiz Turkcell-imbenim projesinin yanı sıra, Maçkolik’e servis veriyor, bir çok büyük ajansın kullandığı bir adserver hizmeti var, ve Tonlakazan ve Uygulama Pazarı‘nın da yaratıcısı.

Gecenin konusu, Kokteyl’in Turkcell’le birlikte hazırladığı Uygulama Pazarı projesiydi. Uygulama pazarı, cep telefonları için geliştirdiğiniz uygulamaları Turkcell kullanıcılarının indirerek kullanmasını sağlayan bir mobil platform. Kokteyl’in ve tabi Turkcell’in hedefi, böyle bir platformla uygulamalarını daha rahat pazarlayabilecek olan mobil yazılımcılardan Nokia Forum gibi bir topluluk oluşturabilmek.

Uygulama pazarı’nda gelirler, vergilerden sonra kalan tutarın %50 Turkcell, %25 Kokteyl ve %25 uygulama geliştiricisi arasında paylaşılıyor. Yani yapılan ödemenin %12,5 gibi bir kısmı uygulama geliştiricisine kalıyor. Sunum sırasında bu oranın çok az olduğu, uygulamaların internet üzerinde sunulması durumunda geliştiricinin çok daha yüksek getirisinin olacağı yönünde bir itiraz geldi. Ama burada fark şu: İnternet üzerinde sunulan hizmetlere insanlar para vermek istemiyorlar, ama mobil kullanım için ödenen para göze batmıyor. Erdem’in örneği de bu yöndeydi: Aynı uygulamayı web üzerinden sunduklarında kimse almıyor, ama “xxx sms karşılığı” ücretlendirilen mobil versiyonu insanlar kapışıyorlar.

Sonuçta Uygulama Pazarı, Turkcell’in 35 milyon abonesine kolay ulaşımı sağlayan çok başarılı bir platform ve mobil yazılımcılar için oldukça güzel bir gelir kapısı olacak. Eleştireceğim tek nokta, cep telefonunda “uygulamapazari.com” yazmanın zorluğu; böyle bir proje için daha kısa bir isim bulunabilirdi.

Bu arada Erdem’le yaptığımız keyifli sohbette Coretech’in kısa bir öyküsünü de dinleme fırsatı buldum, ama bu apayrı bir konu - bence genç girişimciler de bu öyküyü Erdem’den mutlaka dinlemeliler.

Gmail şifrenizi kaybetmeyin

30 Ekim 2008 – 15:53

Bundan yıllar önce gmail’in ilk aşamalarında bir gmail hesabı oluşturmuştum. Ama hiç kullanmadım, ve şifresini de hatırlamıyorum; aslında oluşturduğumu bile bir süre önce hatırladım. Kullanmaya başlamak için “Hesabıma erişemiyorum - Şifremi unuttum” linklerini takip ettiğimde, aktive etmek için gerekli bilgiyi şu an kapalı olan eski bir eposta adresime gönderdiklerini yazdı.

İkincil e-posta adresiniz yoksa veya o hesaba artık erişemiyorsanız, lütfen beş gün sonra ‘Şifrenizi mi unuttunuz?’ bağlantısını yeniden kullanmayı deneyin. O noktada, hesabınızı oluşturduğunuzda sağladığınız güvenlik sorusunu cevaplayarak şifrenizi sıfırlayabileceksiniz.

Beş gün sonra aynı şeyi tekrar yaptım, ve bana yine aynı şeyi söyledi. O günden beri (yaklaşık 1 ay oldu sanırım) oldukça sık olarak bunu tekrarladım, ve hep aynı şeyi söylemekten sıkılmadı. Aynı sayfada bir de şunu söylüyor:

Güvenlik sorunuzu cevaplayamıyor veya ikincil e-posta hesabınıza erişemiyorsanız, Gmail ekibinin daha fazla yardım sağlayamayacağını size üzülerek bildirmek isteriz. Hesabınızın güvenliğiyle ilgili endişeleriniz varsa, lütfen Güvenlik Merkezimizi ziyaret edin.

Güvenlik merkezinde “bize ulaşmayın da ne yaparsanız yapın” tarzı bir çok bilgi var.

Alternatif tüm diğer gmail adres olasılıkları da alınmış olduğu için farklı bir kullanıcı adıyla kayıt da açamıyorum (caglar.erol.1907 tarzı bir eposta hesabı pek uygun kaçmayacaktır). Bu durumda hiç bir zaman gmail hesabım olmayacak gibi görünüyor. Yani aman dikkat, ikincil epostanızı da kullanmıyorsanız gmail şifrenizi kaybetmeyin.

Blogda gecikme ve bazı sorunlar

29 Ekim 2008 – 23:21

Bugünlerde blogumu kendi sunucumuza taşıyorum. Taşıma işlemleri hep sıkıntılıdır; nitekim bu kez de permalinklerle ilgili bir sorun yaşıyoruz. Önümüzdeki bir iki gün de yorum yazmakta sorun yaşanabilir. Bu aksaklık için üzgünüm; sorunu en kısa sürede gidermeye çalışacağız.